Ana Sayfa > Etkinlikler > KÜRD HALKININ ÖLÜMSÜZ ŞEHİDLERİ ŞEYH SAİD VE ARKADAŞLARINI UNUTMAYACAĞIZ

KÜRD HALKININ ÖLÜMSÜZ ŞEHİDLERİ ŞEYH SAİD VE ARKADAŞLARINI UNUTMAYACAĞIZ

 

Geçen yüzyılın başında yeni bir dünya kurulurken, Kürtler önce büyük güçlerin, daha sonra da Kemalistlerin ihanetine uğradı.

 

1920’li yılların başında Kürtlere kardeşlik mesajları verildi, güya kurulacak yeni devleti Kürtler ve Türkler birlikte kuracaktı.

 

Ancak 1923’te Cumhuriyet kurulunca ve ardından da Lozan Anlaşmasıyla uluslararası güvenceye bağlanınca ne kardeşlik kaldı ne de birlikte bir devlet kurma sözü.

 

Kemalistlerin yaptığı ilk şey Kürt ulusunun varlığını yok saymak, Kürdistan gerçekliğini ortadan kaldırmak oldu.
Kürt halkı doğal olarak bu tarihi haksızlığa, inkâr ve sömürgeci politikalara itiraz etti.

 

Kürtler kendi ülkeleri Kürdistan’da özgür ve onurlu bir biçimde yaşam talebini yükseltti.

 

Yeni kurulan Türk devleti, Kürtlerin bu insani ve meşru taleplerine en vahşi yöntemlerle karşılık verdi.

 

Daha filiz halinde olan Kürt halkının özgürlük iradesini boğmak için harekete geçildi.

 

Diyarbakır’da hiçbir hukuksal dayanağı olmayan korsan “İstiklal Mahkemeleri” kuruldu.

 

Kürt halkının güzide önderlerinden Şeyh Said ve 47 arkadaşı, bundan 91 yıl önce bugün, söz konusu “İstiklal Mahkemeleri” tarafından haksız ve yargısız bir biçimde, bütün uluslararası hukuk kuralları çiğnenerek Diyarbakır Dağkapı’da idam edildi.

 

Onların şahsında boğdurulmak istenen Kürt halkının özgürlük iradesiydi. Kürt halkının eşit, özgür ve onurlu bir biçimde yaşama talebi darağacına çekilmişti.

 

Devlet bununla da yetinmedi. Kürdistan’ın birçok ilçe ve köyü yakılıp yıkıldı. Binlerce masum ve sivil insan; çocuk, kadın, yaşlı Kürt vahşice infaz edildi. Kürt yurtseverlerine karşı yıllar süren sürek avlarına girişildi. Kürt halkı zorunlu tehcire tabi tutuldu.

 

Sömürgeci Türk devleti, Kürtlerin özgürlük talebinden o kadar korkuyordu ki, liderlerinin mezarlarına bile tahammül etmedi. Bölge halklarının bin yıllık gelenekleri ve İslam dininin en temel kutsalları çiğnenerek Şeyh Said ve arkadaşlarının mezarları yok edildi. Söz konusu barbar ve gayri insani tutum sonraki yıllarda da devam ettirildi. Dersim Hareketi’nin lideri Seyid Rıza ile Saidê Nursî’nin mezarları da benzer yöntemlerle yok edildi.

 

Çünkü devlet, Kürt liderlerinin mezarlarını yok ederek Kürtleri ulusal hafızadan yoksun bırakmayı, onları köklerinden kopartmayı istiyordu. Kürt liderlerinin mezarlarını yok ederek Kürtleri ulusal bilinç kaynağından yoksun bırakmayı amaçlıyordu.

 

Sömürgeci devletin kirli hesabı şuydu; ağacın kökünü yok edersen gövdesini daha kolay devirirsin. Bir ulusun tarihini yok edersen, onun bir gelecek kurma imkânını da elinden alırsın. Böylece Kürtleri ebediyete kadar kölelik zincirlerine mahkûm etmiş olursun.


Türkiye devleti, geçen yüz yıl boyunca, Kürt halkının ulusal özgürlük davasını bastırmak için başvurmadık yöntem bırakmadı.

 

Buna karşı Kürtler de aralıksız bir biçimde özgürlük ve onuru için haklı bir mücadele sürdürüyor.

 

Devletin yüz yıldır izlediği siyaset ve tecrübeler ispatlamıştır ki, askeri yöntemler; silah, baskı, ölüm ve yıkımla Kürt sorunu çözülemez. Bugün de savaş ve çatışma ile bir yere varılması mümkün değil.

 

Türk devleti Kürtlerin ulus olmaktan kaynaklanan bütün meşru haklarını tanımalıdır.

 

Devlet Kürt liderlerinden başta Şeyh Said ve arkadaşları olmak üzere Seyit Rıza ile Saidê Kurdî’nin yok ettiği/kaybettirdiği mezarlarını açıklamalıdır.

 

Türk devleti Kürt halkına karşı yüz yıldır gerçekleştirdiği mezalimden dolayı resmi düzeyde özür dilemelidir.

 

Biz Kürdistani parti ve hareketler olarak;
Köklerimizi asla unutmayacağız.

Baş aşağı edilmek istenen tarihimizi ayakları üzerine oturtmak için karalılıkla çalışacağız,

Üzerine güçlü ve aydınlık bir geleceği kurmak için geçmişimizi yeniden inşa edeceğiz,

Ulusal tarihimize ilişkin karartma ve çarpıtma girişimlerine asla izin vermeyeceğiz.

 

1925 şehitlerini sonsuza kadar yaşatacağız.

 

Yaşasın Kahraman Şeyh Said ve dava arkadaşları!

Yaşasın Kürt milletinin haklı davası!

 

29 Haziran 2016 Diyarbekir

 

AZADÎ, PAK, PAKURD, PDK-BAKUR, PSK